Akbank Başekonomisti Dr. Fatma Melek Ana Sayfa > Seçtiğiniz Site Kısmı > 

Dr. Fatma Melek

Akbank Baş Ekonomisti

 

2021’in en kritik konusu aşı gelişmeleri

 

“İlerleyen dönemde Covid-19 gelişmeleri ekonomik aktivite üzerinde yine temel belirleyici olacak. Para politikasındaki ek sıkılaşma, enflasyon görünümünü, kademeli olarak, yılın ikinci yarısından itibaren olumlu etkileyebilir.”

Covid-19 salgınının dünya ekonomilerine gözlemlenen etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünya ekonomisinde Covid-19 ile birlikte yaşanan derin resesyonun ardından V tipi hızlı bir toparlanma gördük. Ancak G-10 ülkelerinin milli gelirlerinin salgın öncesi seviyelerine 2021’in son çeyreğinden önce gelmesi beklenmiyor. Covid-19 gelişmelerine göre, daha hassas, daha kademeli bir iyileşme bekleniyor. Çin ise krize ilk giren ve ilk çıkan ülke konumunda. Çin’in 2020’nin son çeyreğinde potansiyel büyüme oranına (yüzde 6) gelmesi bekleniyor.

Bunun yanı sıra dünyada Covid-19 vakaları artmaya devam ediyor. Virüste ikinci, hatta bazı ülkelerde üçüncü dalga yaşanıyor. ABD’de vaka sayıları artıyor. Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya’nın toplamında günlük vaka sayıları 100 binin üzerinde. Çin ise virüsü tamamen kontrol altına aldı. Bu durum ekonomik verilerine de yansıyor. Birçok ülkede yeniden ciddi tedbirler başladı. Bu da özellikle Avrupa’da, hizmet sektörünün yeniden yavaşlamasını getiriyor. Diğer taraftan global ticaret hacmi dip seviyelerinden toparlanmaya başladı. Covid-19; ağırlıklı olarak işsizlik ve hizmet sektörü krizi.

Ülkelerin karşı karşıya kaldığı büyüme şoku karşısında çok güçlü parasal ve mali destek geldi. G-3 ülkelerinin merkez bankalarının (Fed, ECB, BOJ) toplamının bilanço genişlemesine bakarak, 2008 kriziyle kıyasladığımızda, 2007 başından 2008 sonuna kadar toplam bilanço genişlemesi 3,2 trilyon dolar olmuş. Bilanço büyüklüğü toplam milli gelirlerinin yüzde 19’una gelmiş. Şubat 2020 sonundan bugüne bilanço artışı ise 7 trilyon dolar. Bilanço büyüklüğü 21,7 trilyon dolar; toplam milli gelirlerinin yüzde 55,8’ine gelmiş. 2021 sonuna kadar bu likidite artışının devam etmesi bekleniyor. Fed, dünyanın parasal matbaası durumunda. 2021 sonuna kadar Fed bilanço genişlemesinin, 2008-2014 döneminin toplamında yapılan parasal genişlemenin üzerinde olması bekleniyor.

Başlıca merkez bankaları şu an için önümüzdeki birkaç yıl politika faiz oranlarının sıfır seviyelerinde tutulacağı iletişimini yapıyorlar. Büyük tutarlı varlık alım programları ve getiri eğrilerinin baskılanacağı veya zımni olarak baskılandığı bir ortamda, nominal global bono getirilerinin hem oynaklığı hem de seviyesi baskılanıyor. Çok düşük veya negatif reel faiz ortamı söz konusu.

Bunun yanı sıra G-7 ülkeleri ve birçok ülkenin bütçe politikalarının, sıfır veya negatif faizlere ek olarak olabildiği ölçüde destekleyici olduğunu görüyoruz. Ancak Covid-19’un ekonomik aktivite, istihdam ve enflasyon üzerinde oluşturduğu riskler nedeniyle ek mali teşviklere ihtiyaç duyuluyor.

Hisse senedi piyasaları ise 23 Mart’ta gördükleri dip seviyelerden yüzde 54’e (MSCI Dünya Endeksi) ulaştı. Özellikle teknoloji hisseleri öncülüğünde toparlandılar.

“Bu süreçte alt yapı, yenilenebilir enerji, sağlık hizmetleri, teknoloji, dijitalleşme yatırımları ön plana çıkacak.”

Pandeminin Türkiye ekonomisine etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu etkiler ne kadar devam edecek?

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, ikinci çeyrekte yaşanan daralmayı takiben, artan kredi arzının da etkisiyle iç talep kaynaklı V tipi hızlı bir toparlanma gördük. Öncü göstergelerden PMI verileri, sektörel güven endeksleri, konut, beyaz eşya, otomotiv gibi sektörlerdeki satışlarda hızlı ivmelenmeler yaşandı. Bu toparlanmalarda güçlü kredi artışı etkili oldu.

Ancak güçlü kredi artışının enflasyon ve dış denge üzerinde olumsuz yansımaları da görüldü. Enflasyonun yüksek seyri devam etti. Ayrıca global dış ticaretteki daralma ve covid-19 ile birlikte gelen seyahat kısıtlamalarıyla birlikte ihracat ve hizmet gelirlerinde önemli kayıplar görüldü. İthalat artışında ise altın ithalatındaki artış ve ekonomik aktivitedeki toparlanma etkili oldu.

Atılan normalleşme ve sıkılaşma adımlarıyla birlikte yılın son çeyreğinde, kredi artış hızları normale dönmeye başladı. 13 haftalık TL kredi büyümesi yüzde 17’lere geriledi. Bu oran temmuz ortasında yüzde 66’ydı. Buna bağlı olarak, ithalat talebi yavaşladı. Ekim verisine göre ithalatın yıllık artışı tek haneli seviyelere geri döndü.

Covid-19 kaynaklı küresel belirsizliklerle beraber, yurt içi sermaye akımlarındaki azalma, artan cari açık ve gerileyen hizmet gelirleri sebebiyle oluşan finansman açığı, rezervlerin gerilemesine neden oldu.

İlerleyen dönemde Covid-19 gelişmeleri ekonomik aktivite üzerinde yine temel belirleyici olacak. Yurt dışında olduğu gibi salgın, hizmet sektörü aktivitesi üzerinde risk oluşturuyor. Ancak seyahat gelirlerinde 2021’de toparlanma bekliyoruz. Reel kurun geldiği düşük seviye de ihracata destek verecektir. Nitekim, Ocak-Ağustos 2020 döneminde 26,5 milyar dolar olan cari açıktan döngüsel net altın ithalatını çıkardığımızda, açık 13,3 milyar dolar’a geriliyor. Altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı da yükseliyor.

Dolayısıyla reel kur düzeyinin, sıkılaştırmayla azalacak ithalat talebinin, küresel görünüme bağlı olarak emtia fiyatlarındaki ılımlı seyrin ve seyahat gelirlerinde 2021’in ikinci yarısından sonra görülebilecek toparlamanın, cari işlemler dengesine destek vereceğini bekliyoruz. Para politikasındaki ek sıkılaşma, enflasyon görünümünü kademeli olarak yılın ikinci yarısından itibaren olumlu etkileyebilir.

Kredi büyümesinin, finansal riskleri artırmayacak biçimde dengeli olmasını bekliyoruz.

Döviz kurlarının seyrinde neler etkili olabilir?

Öncelikle dolar endeksinin (DXY) yurt dışındaki seyrine bakarsak; Fed’in destekleyici politikaları, ekonomilerde görülen toparlanma ile birlikte, dolar endeksi gelişmiş ülke para birimlerinden oluşan sepet karşısında değer kaybediyor; dolar zayıflıyor. Bu dinamiğin döngüsel sebeplerine bakalım. Öncelikle reel faizler, ABD’de, euro bölgesine nazaran daha hızlı geriliyor. Ayrıca, ABD’de enflasyonun yüzde 2’in üzerine çıkması durumunda bile Fed’den faiz artırımı gelmeyecek. Bu da dolara negatif etki eder. Bir diğer faktör ise değerlemeler: Satın alma gücü paritesi ile yapılan bazı hesaplamalara göre doların hali hazırda gelişmiş ülke para birimlerine göre yüzde 10 düzeyinde değerli olduğuna işaret ediyor. Ayrıca dolar anti-konjonktürel bir para birimi; bir diğer deyişle global ekonomi olumluya dönünce, risk iştahı arttıkça, dolar değer kaybediyor. Aksi durumlarda ise dolar güvenli liman olarak talep görüyor. Bu olguyu Mart 2020’de dolar likidite sıkışıklığı döneminde yaşamıştık. Ardından başlıca merkez bankalarından gelen destekler ve swap anlaşmaları ile dolar gerileme trendine girdi.

Bu gelişmeler gelişmekte olan ülkelerin para birimlerini nasıl etkiledi?

Mayıs ortasından beri dolar gelişmiş ülke para birimlerine göre yüzde 8,1 değer kaybetti (DXY). Buna karşılık gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinden oluşan sepet (EMFX) dolara karşı çok sınırlı değer kazandı. Dolayısıyla, gelişmekte olan ülkelerin riskli varlıkları ve kurlarını belirlemede, başlıca merkez bankalarının aksiyonlarından ziyade içsel ekonomik dinamikleri daha ön palana çıkıyor: Büyüme, cari açık, enflasyon gibi.

“Ekonomideki dengelenme dövizdeki hareketliliği azaltacaktır”

Türkiye’de döviz kurlarındaki hareketliliğin devam etmesini bekliyor musunuz?

Türkiye’de atılan normalizasyon adımlarının ve para politikasındaki sıkılaşmanın döviz kurlarını stabilize etmesini bekliyoruz. Zira enflasyona ve cari işlemler açığına yönelik risklerin de azalması TL’deki volatiliteyi sınırlayıcı etki yapacaktır. Reel kur halihazırda çok düşük seviyelerde. Ekonomideki dengelenme belirttiğiniz hareketliliği azaltacaktır.

Kısa vadede, ekonomideki seyri etkileyebileceğini düşündüğünüz önemli başlıklar ve göstergeler nelerdir?

En kritik konu aşı gelişmeleri... Aşının 2021 içinde kullanılabilir hale gelmesini bekleyen uzmanlar çoğunlukta. Ayrıca, Dünya Sağlık Örgütü Başkanı da aşının bir yıl içerisinde kullanılabileceğine ilişkin bir açıklama yaptı. Bu da tabii global büyüme ve analizlerimiz için olumlu bir gelişme olur.

Normalleşme adımlarının ekonomik aktiviteye etkisi de 2021’de en kritik konulardan biri olacak. Normalleşmenin optimal bir hızda tutulması, finansal istikrar açısından en uygun seçim olabilir.

Piyasaların takip edeceği diğer önemli konu mali ve parasal teşvikler. Toparlanmanın sekteye uğramaması için teşviklerin devam etmesi bekleniyor. Hizmet sektörünün bu gelişmelere nasıl performans göstereceği ve teşviklerin ekonomik aktiviteyi nasıl etkileyeceği takip edilecek.

Türkiye ve dünya ekonomileri için 2021 ve sonrasına dair ekonomik beklenti ve öngörüleriniz nelerdir?

Dünya ekonomisi için, bu krizde birbiriyle bağlantılı olarak, önümüzdeki dönemler için üç temel endişe kaynağı söz konusu:

1. İşsizlik: 2022’ye kadar etkisinin devam etmesi bekleniyor.
2. Artan kamu borcunun sürdürülebilirlik sorunu: Hükümetler şu an için desteklerini sürdürmeye devam edecekler.
3. Özellikle orta-küçük ölçekli firmalarda yüksek borçluluk/ yetersiz sermaye: Destekler kademeli kaldırıldığı zaman, bu firmalar faaliyetlerine ne ölçüde devam edebilecekler?

Gelişmiş ülkelerde enflasyon çok düşük düzeylerde. Enflasyon trendinden bağımsız, global para politikaları destekleyici, getiri eğrileri düşük seviyelerde yatay seyredecek.

Bu süreçte altyapı, yenilenebilir enerji, sağlık hizmetleri, teknoloji, dijitalleşme yatırımları ön plana çıkacak.

Türkiye’de ise 2021’de büyümenin toparlanma eğilimini koruyacağını tahmin ediyoruz. 2021’de yüzde 3,5-4 düzeyinde büyüme öngörüyoruz. Dış talep koşullarında toparlanma görülmesini, rekabetçi kur avantajının dış talebe olumlu yansımasını ve turizmdeki toparlanmayla beraber net ihracatın büyümeye olumlu katkı yapmasını bekliyoruz. Atılan normalleşme adımlarının da etkisiyle ekonomik toparlanmanın 2021’in ikinci yarısında belirginleşmesi yüksek ihtimal. Enflasyonun Nisan 2021’e kadar yükseliş trendinde olmasını, sonrasında ise düşüş eğilimine girmesini bekliyoruz. Buna parelel, yılın ikinci yarısında finansal koşullar iyileşerek ekonomik toparlanmaya ek destek verebilir.


Lütfen Tüm Üyelerimiz için Tıklayınız >




prev
next